AMATÖR FUTBOL

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

ZİYARETCİ İSTATİSTİĞİ


AYNI DEREDE BOĞULDUK/ İSKENDER KORDU YAZIYOR

AYNI DEREDE BOĞULDUK/ İSKENDER KORDU YAZIYOR

Tarih 18 Haziran 2016, 13:52 Editör İskender Kordu

Milli takımın İspanya önünde düştüğü durumu görünce pazartesi günü yazdıklarım geldi aklıma. Fatih Terim tarafından yine ortasahada koşmayan Oğuzhan, Selçuk, Hakan Çalhanoğlu, Ozan Tufan ve önlerinde Arda Turan 5lisi ve malumun ilanı.

AYNI DEREDE BOĞULDUK

Milli takımın İspanya önünde düştüğü durumu görünce pazartesi günü yazdıklarım geldi aklıma. Fatih Terim tarafından yine ortasahada koşmayan Oğuzhan, Selçuk, Hakan Çalhanoğlu, Ozan Tufan ve önlerinde Arda Turan 5’lisi ve malumun ilanı. Yani siz bu ortasaha düzeniyle zaten Hırvatistan maçında boyunuzun ölçüsünü aldınız. Ve rakip de formda bir İspanya. Sadece oynamakla kalmayan, top sizdeyken de baskı yapıp topu sizden hemen geri alan bir takım. Böyle bir takıma karşı Hırvatistan maçında düştüğünüz hataya yine düşerseniz farklı yenilgi de kaçınılmaz olur. Bir önceki yazımızda da Mehmet Topal’ın yeri ortasaha dedik. Mehmet Topal’ı mecburi durumlar olmadığı sürece stoper oynatmayacaksınız. Bunu da yediğimiz ilk iki golde gördük. Fatih Terim gerçeği görüp Oğuzhan, Selçuk ve Hakan Çalhanoğlu’nu oyundan aldığınızda ise maç bitmişti zaten! Bir takımın omurgası ortasahalardır diye boşa konuşmuyoruz. Bakıyorsunuz İspanya’nın ortasaha 3’lüsüne: Fabregas, Busquets ve İniesta. 3’ü de hem top ayağındayken oyunu basit oynayan, top rakipteyken de pres yapıp, alanı iyi kapatan oyuncular. Bizim ortasaha oyuncularında ise bu meziyet sadece top ayaklarına geldiğinde mevcut. Ancak İspanya gibi bir takım da topu size vermediğinde sahada ancak onları izleyebiliyorsunuz bizim televizyondan seyrettiğimiz gibi. Aramızdaki kalite farkı her şeyden önce oyunun sadece hücum yönünü düşünmemiz. Avrupa Şampiyonasında şu ana kadar oynanan maçlar içinde ortaya çıkan en belirgin özellik takımların kolektif bir yapı içinde hareket etmeleri, özellikle takım savunmasını defansa gelmeden hücumda ve ortasaha başlamaları. Bizim Milli maçlarımızda ise rakibi karşılayan ilk isim maalesef Mehmet Topal oluyor. Yani Mehmet Topal’a gelene kadar topa ayağını uzatan kimse yok. Hırvatistan maçında da bu kadronun hata olduğunu, ortasahada en az iki oyuncunun yerlerinin defansif özellikleri daha gelişmiş iki oyuncuyla değiştirilerek, Mehmet Topal’ın ortasahaya çekilerek, Selçuk, Ozan, Oğuzhan ve Hakan Çalhanoğlu 4’lüsünden en az 2’sinin kulübede bekleyerek ilerleyen dakikalarda bizler için hamle oyuncu olmaları gerektiğini yazmıştık. En büyük hata da Hırvatistan maçının ortasaha dizilişiyle başlamak oldu. Siz böyle bir ortasahaya dünyanın en iyi savunmasını ya da hücum hattını koyun sonuç yine farksız olur. Çünkü ortasahada pres gücünüz, alan savunmasını yapabilen oyuncunuz olmadığı için oyunu 5 numaralarınızla kurmak zorunda kalırsınız. Fatih Terim’in kuru inadı nedeniyle Hırvatistan maçındaki senaryonun aynısını İspanya maçında da kahrolarak izlemek zorunda kaldık. Yani Terim’le birlikte ikinci kez aynı derede boğulduk.

Bir de Arda Turan’ın yuhalanması konusuna gelmek istiyorum. Az önce bahsettiğim gibi yetersiz, pres gücü olmayan, alanlarını kapatamayan, sadece top ayağına geldiği zaman oynamayı düşünen bir ortasaha ile oynarsanız Arda Turan’dan da hiçbir şekilde faydalanamazsınız. Barcelona’da maç oynamayan, fizik gücü düşen Arda Turan’ın Atletico’da forma giydiği 4 yılda neden başarılı olduğu sorusunun cevabı da burada yatıyor zaten. Çünkü Diego Simeone, Atletico’da Arda’ya 10 numara görevi vermesine rağmen arkasını da koşan, pres gücü yüksek oyuncularla kurarak Milli oyuncumuza geniş alanları kullanma ve yeteneklerini ortaya koyma şansı vermişti. Burada fiziksel olarak da güçlenen Arda da bu rolü 4 yıl boyunca mükemmel bir şekilde yerine getirerek Atletico’nun efsanesi olmuştur. Ancak Fatih Terim burada Arda Turan’a verimli olabileceği, yıldızlaşacağı bir düzenden çok Arda tipinde oyuncular yerleştirerek hem Arda’yı hem de umutlarımızı daha başlamadan kaybetmiştir. Bence o yuhalamaları üzerine alması gereken Arda Turan değil Fatih Terim olmalıdır. Çünkü Arda’nın yuhalanmasına neden olan bu düzeni yaratan ve göz göre göre sürdüren kişi Fatih Terim’dir.

Sözün özü Fatih Terim Milli Takımın başında belki 40 yıl önce futbolun durarak oynandığı futbolu güncelleyerek önümüze koymuş, bizlere de yedirmiştir. Tabi yersek.

Teknik direktörlerin de artık kendilerini güncellemeleri, çağın futboluna ayak uydurmaları gerekmektedir. 40 yıl önceki taktiklerle günümüz futbolunda ne bir Galler, ne bir Ukrayna ne de bir Arnavutluk’a bile yaklaşamazsınız. Bunlar Terim’in daha iyi günleri. Maalesef kötü sonuçlar alsa da ne Galler’in, ne Ukrayna’nın ne de Arnavutluk’un ortaya koyduğu mücadele gücünün 4’te 1’ine bile yaklaşamadık. Ülkemize bunu reva görenler utansın.

Bu haber 1077 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KÖŞE YAZILARI

SÜPER AMATÖRÜN İKİYE AYRILMASI DOĞRU MU?/ İSKENDER KORDU YAZIYOR

SÜPER AMATÖRÜN İKİYE AYRILMASI DOĞRU MU?/ İSKENDER KORDU YAZIYOR Yeni sezon yaklaşırken İASKFnin ve İstanbul Futbol İl Başkanlığının üzerinde durduğu bir konu da Süper Amatör Küme...

KONGRENİN ARDINDAN/ İSKENDER KORDU YAZIYOR

KONGRENİN ARDINDAN/ İSKENDER KORDU YAZIYOR Silivrisporda günlerden beri konuşulan olağanüstü kongre süreci nihayet tamamlandı gerisinde bir sürü kırık kalp bı...


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi